english
Türkiye’nin sivil sesleri İstanbul’da buluştu!

Türkiye’nin farklı illerinden gelen yaklaşık 100 sivil toplum örgütü İstanbul Maçka Küçükçiftlik Park’ta bir araya geldi. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin, sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla düzenlediği ve bu yıl ilki gerçekleşen “Sivil Sesler” Festivali’nin açılışı kolaylaştırıcılığını haberci Özlem Gürses’in yaptığı “Dünyadan Sivil Sesler” paneliyle yapıldı.

Hırvatistan, Yunanistan ve İsviçre’den kadın, çocuk hakları ve gençlik alanında çalışma yapan aktivistler deneyimlerini paylaştı.
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin, Türkiye’nin çeşitli illerinden sivil toplum örgütlerinin katılımıyla düzenlediği “Sivil Sesler” Festivali, 25-26 Eylül’de İstanbul-Maçka, Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşiyor. İki gün boyunca 100’e yakın sivil toplum örgütünün stant açtığı, forum ve konserler, kültür-sanat etkinlikleri, atölye çalışmaları, söyleşiler, kısa film/belgesel gösterimleri, iyi örnek sunumları, deneyim paylaşımları ve daha birçok etkinliğin yer aldığı festivalin teması ise “Sivil Toplum ve Değişim”. Festival öncelikle sivil toplum örgütlerinin yarattığı değişimi görünür kılmayı amaçlıyor.

AB ülkelerinden aktivistler de festivaldeydi


Festivale AB ülkelerinden sivil aktivistler de konuk olarak katıldı. Hırvatistan’dan kadın, Yunanistan’dan gençlik ve İsviçre’den çocuk hakları alanında çalışma yapan aktivistlerin katılacağı ‘Dünya’dan Sivil Sesler’ oturumunda aktivistler alanlarında yaşadıkları deneyimleri paylaştılar.
Hırvatistan’dan katılan feminist aktivist Rada Boric Hırvatistan’ın yaşadığı savaşın din ya da etnisite temelli değil, bir güç alanı paylaşımına dayanan ve ataerkil temelleri bulunan bir savaş olduğunu vurguladığı konuşmasında kadınların sokakta karşılaştığı tecavüzün bir iç savaş türü olduğunu söyledi. Sivil toplum örgütlerinin kadına yönelik şiddetle ilgili konularda yaptığı çalışmaların, hazırladıkları gölge raporların önemine de değinen Boric, kadınların hala tüm dünyada eğitim, sağlık olanaklarından sınırlı biçimde yararlanabildiğini, daha az ücret aldığını, buna karşılık kadınların bu olumsuz tabloyu değiştirebilecek güce sahip olduğunu belirtti. Rada Boric, festivalde “Onun Yediğinden Yemek İstiyorum”-Aktivist Yemek Kitabı” başlıklı bir atölye çalışmasını yürütüyor. Avrupa Kadın Lobisi’nin yönetim kurulu üyesi olan Boric, aynı zamanda Avrupa Kadına Yönelik Şiddet Politika Eylem Merkezi’nin danışma kurulu üyesi.


Festivale Yunanistan’dan katılan kültürlerarası anlama ve gönüllülük eğitmeni Xenia Koutentaki ise şu anda Yunanistan’da patlak veren gençlik olaylarına değinerek Yunanistan’da zenginler ve yoksulların yanı sıra gençler ve yaşlılar arasında da bir tür savaş olduğunu vurguladı. Yüzde 24 işsizliğin olduğu Yunanistan’da halkın yüzde 50’den azının AB oylamalarına katıldığını hatırlattı. Gençlerin yerel yönetimlere güvenmediğinin de altını çizen Koutentaki,  gençlik örgütlerinin pozitif gücü tercih etiğini söyledi. “Eylem Halinde Vatandaşlar” isimli Yunan STÖ’sünün kurucu üyesi olan Koutentaki, Sivil Sesler Festivali’nde gençlerin aktif katılımlarının nasıl sağlanabileceği üzerine bir atölye çalışması yapıyor.
Festivale İsviçre’den katılan Alan Graham Kikuchi-White ise çocuk hakları alanında yaşadığı deneyimi paylaştı. SOS-Kinderdorf International İrtibat ve Savunma Ofisi’nin üyesi olan White, ayrımcılık ve sosyal adalet konusunda savunuculuk konularında yaptıkları çalışmaları anlatarak örgütlerin her zaman pozitif gündemlerle ve yeni stratejiler geliştirerek çalışmaları gerektiğini vurguladı. White, Birleşmiş Milletler’in Cenevre’deki birimlerinde, özellikle de Çocuk Hakları Komitesi ve İnsan Hakları Konseyi’nde temsilcilik görevlerini yürütüyor. Ebeveyn Bakımından Mahrum Çocuklar İçin Çalışma Grubu’nda toplantılar da düzenleyen Alan Graham White, ebeveyn bakımından mahrum olan veya mahrum kalma riskine sahip çocukların haklarının uluslararası insan hakları tartışmalarında gündeme getirilmesini sağlamak için çalışmalar yürütüyor. White festivalde uluslararası örgütler için insan hakları alanında nasıl raporlama yapılması gerektiği konusuna bir atölye çalışması yaptı.
Festival panelinin açılışında söz alan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sektör Yöneticisi Lise Pate ise karşılıklı saygı ve şiddetten uzak olmaya dayanan, toplumun tüm siyasi ve sosyal süreçlere katılımının sağlandığı aktif vatandaşlığı çok önemsediklerini belirtti.  Kopenhag Kriterleri açsından da hayati önem taşıyan hukukun üstünlüğü, azınlıkların korunması konuların sivil toplum örgütlerinin de çalışma alanı olması gerektiğini hatırlatan Pate, ister yerel ister uluslar arası alanda çalışma yapsın tüm STÖ’leri çok önemsediklerini vurguladı. Pate, sivil örgütlerle gelecekte de ortak çalışma yapmayı ümit ettiklerini söyledi. Açılışta Merkezi Finans ve İhale Birimi Hibe Yöneticisi Gazali Çiçek de sivil örgütleri hibe programları ile desteklemeye devam edeceklerini açıkladı.

Sivil toplum örgütleri Türkiye’nin demokratikleşmesindeki rollerini konuştu!


İki gün sürecek olan festival programı kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve çalışma alanlarından gelen örgütler Türkiye’nin demokratikleşmesinde oynadıkları rolü konuşarak, ne kadar örgütlüyüz ve ne kadar örgütlenebiliyoruz konularını gündeme getirdiler.

Doğu ile batının farklı sesleri Sivil Sesler Festivali’nde bir araya geldi!

26 Eylül akşamı düzenlenen Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu grubu Gayda İstanbul ve Diyarbakır Sanat Merkezi’nin katkılarıyla düzenlenen Mehmet Atlı konserleri doğu ile batının farklı seslerini müzik aracılığı ile festivalde buluşturdu.
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen ‘Türkiye’de Sivil Toplumun Gelişiminin ve Sivil Diyaloğun Gelişmesinin Desteklenmesi’ projesi kapsamında gerçekleşen festivale ilgi büyük oldu.
 

Paylaş