“Bizsiz Sivil Anayasa olmaz: Türkiye’nin sivil toplumun etkin katılımıyla hazırlanacak yeni bir anayasaya ihtiyacı var”
Demokratik bir Türkiye için, çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve ekolojik yeni bir anayasanın gerekliliği konusunda artık tüm toplumsal kesimler uzlaşıyor.
Bireyin özgürlüğünü esas alan, uluslararası insan hakları normlarına dayanan, insan ve doğanın sömürüsüne karşı bir yaklaşımın ortaya konmasında yeni anayasanın içeriği kadar hazırlanma süreci de kilit önem taşıyor.
Bu sürecin, katılımcı bir anlayışla şekillendirilmesi, toplumun tüm farklı kesimlerine sürece katılım için eşit fırsatlar sunması ortak bir toplumsal sözleşmeye ulaşılmasının anahtarı olacaktır.
“Anayasa için söyleyecek sözüm var” diyen tüm kesimlerin katılımını güvence altına alacak mekanizmaların oluşturulması ve etkin biçimde işletilmesinin, yeni anayasanın meşruiyet zeminini oluşturacağına inanıyoruz.
Sivil toplum örgütleri olarak, farklılıklarımıza rağmen sivil alanda oluşturduğumuz eşitlik temelli ilişkiler bütününün, Türkiye’de eşitlik eksenli yaklaşımların güçlendirilmesine örnek olmasını istiyoruz.
Sivil toplum örgütleri, toplumun tüm farklı kesimlerinin temsil edilebildiği ve bu farklı kesimlerin birbirleriyle ilişkilenebildiği özneler olarak, yeni anayasanın oluşturulması sürecinin aktif bileşenlerinden biri olmalıdır.
Taleplerimizi seslendirmek ve birlikte müzakere etmek için yeni anayasanın hazırlık sürecinde “Biz varız, bizsiz olmaz” diyoruz.
Yeni anayasa hazırlık sürecinin; din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, cinsiyet kimliği, engellilik, politik, ekonomik, felsefi farklılık ve benzeri hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun her kesiminin katılımda fırsat eşitliğine sahip olduğu bir süreç olmalıdır.
Bu düşüncelerimizden hareketle de tüm sivil toplum örgütleri için, “ayrımsız muhataplık” talebimizi karar alıcılara beyan ediyoruz;
Türkiye Büyük Millet Meclisini anayasa hazırlık sürecine sivil toplumun tüm farklı kesimlerinin eşit ve etkin katılımı için mekanizmaları birlikte oluşturmaya,
Tüm Siyasi Partileri, çoğunluğun hegemonyasına dayalı olmayan çoğulculuk eksenli politika ve pratikler geliştirmeye,
Toplumun tüm kesimlerini, anayasa hazırlama sürecine etkin bir biçimde katılmayı talep etmeye çağırıyoruz.









